Boşanma Davalarında Velayet ve Nafaka Hesaplama Kriterleri

Boşanma sürecinde en çok merak edilen konulardan biri olan velayet ve nafaka hesaplaması, hakim tarafından çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenir. Velayet belirlenirken ebeveynlerin maddi durumu, sosyal çevre, eğitim durumu ve çocukla olan ilişkileri değerlendirilir. Nafaka miktarı ise ebeveynlerin gelir durumu, çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve ebeveynlerin yaşam standardı dikkate alınarak hesaplanır.

İştirak nafakası, çocuğun giderlerine katılım sağlamak amacıyla ödenen nafaka türüdür. Bu nafaka miktarı, hakimin takdir yetkisi dahilinde belirlenir ve tarafların gelir durumuna göre değişkenlik gösterir. Yoksulluk nafakası ise, boşanma sonrası ekonomik durumu kötüleşen eşin geçimini sağlamak amacıyla talep edilebilir. Bu tür nafakalar için hakim, tarafların evlilik süresi, evlilik sırasındaki yaşam standardı ve gelecekteki kazanç potansiyelini değerlendirir.

Velayet ve nafaka konularında hukuki danışmanlık almak, haklarınızı korumak ve adil bir karar almak için çok önemlidir. Deneyimli bir avukat ile çalışmak, sürecin hukuki açıdan doğru yürütülmesini sağlar.

Tapu İptal Davalarında Süre ve Delil Yönetimi

Tapu iptal davaları, gayrimenkul alım-satım işlemlerinde yaşanan uyuşmazlıkların çözümü için açılan davalardır. Bu davalarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, dava açma süresidir. Tapu iptal davası, tapu işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. Ancak bazı durumlarda bu süre daha kısa olabilir, bu nedenle hukuki danışmanlık almak kritik öneme sahiptir.

Tapu iptal davalarında delil yönetimi oldukça önemlidir. Davacı, tapu işleminin hukuka aykırı olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu kapsamda, sahte belgeler, aldatma, zorlama, hata gibi durumların varlığı delillerle ispat edilmelidir. Noter belgeleri, tanık ifadeleri, teknik raporlar ve ekspertiz raporları bu tür davalarda kullanılan önemli delillerdir.

Gayrimenkul işlemlerinde yaşanan uyuşmazlıklar, mal sahiplerinin haklarını doğrudan etkilediği için hızlı ve etkili çözüm gerektirir. Profesyonel hukuki destek, bu tür davalarda başarılı sonuçlar alınması için gereklidir.

İşten Çıkarma Süreçlerinde İşçi Hakları ve Tazminat Hesaplamaları

İş hukuku kapsamında, işçinin işten çıkarılması sürecinde uyulması gereken usul ve esaslar mevcuttur. İş güvencesi kapsamındaki işçilerin işten çıkarılması için geçerli bir sebep bulunmalıdır. İş güvencesi, en az 6 ay süreyle çalışmış ve işyerinde en az 30 işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilere tanınan bir haktır.

Geçersiz sebeple işten çıkarılan işçi, işe iade davası açabilir. İşe iade davasında hakim, işçinin işe geri alınmasına karar verebilir. İşçi işe geri alınmazsa, işçiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesi tazminatı ödenir. İş güvencesi tazminatı, en az 4 ay, en fazla 8 ay ücret tutarındadır.

Kıdem tazminatı hesaplanırken, işçinin işyerindeki hizmet süresi dikkate alınır. Her bir tam yıl için 30 günlük ücret tutarında tazminat ödenir. İhbar tazminatı ise, işçiye bildirim süresine uyulmadan işten çıkarıldığında ödenir. Bildirim süresi, hizmet süresine göre değişkenlik gösterir.

İşten çıkarılma süreçlerinde işçinin haklarını bilmesi ve gerektiğinde hukuki destek alması önemlidir. Deneyimli bir iş hukuku avukatı ile çalışmak, hak kaybı yaşanmaması için kritik öneme sahiptir.

Limited Şirket Kuruluş Süreçleri ve Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Limited şirket kuruluşu, girişimcilerin tercih ettiği en yaygın şirket türlerinden biridir. Limited şirket kuruluşunda öncelikle şirket unvanının tespit edilmesi gerekir. Unvan, şirketin amacını ve faaliyet alanını yansıtmalı ve Türk Ticaret Kanunu'na uygun olmalıdır. Unvan tespiti sonrası, şirket sözleşmesinin hazırlanması gerekir.

Şirket sözleşmesi, şirketin esas sözleşmesi olup, şirketin amacı, sermayesi, ortakların payları, yönetim kurulu, genel kurul gibi konuları içerir. Sözleşme noter tarafından onaylanmalı ve ticaret siciline tescil edilmelidir. Limited şirketin minimum sermayesi 10.000 TL'dir. Sermaye, ortakların paylarına göre belirlenir.

Şirket kuruluş sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, vergi dairesi işlemleridir. Şirket kuruluşundan sonra vergi dairesine kayıt yaptırılmalı ve gerekli vergisel yükümlülükler yerine getirilmelidir. Ayrıca, şirket faaliyete geçmeden önce gerekli izin ve ruhsatların alınması gerekmektedir.

Limited şirket kuruluş sürecinde hukuki danışmanlık almak, sürecin doğru ve eksiksiz tamamlanması için önemlidir. Deneyimli bir ticaret hukuku avukatı ile çalışmak, ileride yaşanabilecek sorunların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.